Anne Sütünün Önemi ve İlk Beslenme Nasıl Olmalıdır
Bebeğiniz yeni dünyaya geldi ve onun ihtiyacı olan tüm besin kaynakları sizde mevcut.Yeni doğan bebeğin ihtiyaç duyduğu tüm besinler anne sütünde mevcuttur.Bebeğiniz emzirme süresini ve nasıl emzirileceği hususları hakkındaki yazımı sizlerle paylaşacağım, bu yazıda annelerin sorunlarını dikkate alaraktan soru cevap şeklinde hareket edeceğim. Yazının devamında erak ettiğini soruları yorum olarak bize bildirip gerekli cevapları alabilirsiniz.
Bebeğimi ne kadar sıklıkla emzirmeliyim?
Bebeklerin Alt Temizliği Önemlidir
Bebeklerin temizliği ve sağlığı konusunda en önemli husulardan birside alt temizliğidir.Onun sağlığı ve hijyeni açısından her anne bebeklerin altını temizlerken bazı husulara dikkat etmelidir.
Bebeklerimizin cildinde en hassas ve en temiz olması gereken bölgelerin başında bebeğin poposu gelmektedir. Çünkü bebek bezinin etkisiyle sürekli tahriş olma tehlikesi altındadır. Nemlendirici kremler ve ıslak bezler ile o popoları iyice temizlemelisiniz.
Yenidoğan Bebeğin Temizlenmesi ( Banyosu )
Bebek dünyaya geldiği anda yapılacak ilk iş, göbeğinin bağlanması, solunum yollarının temizlenmesidir. ( Amniyos suyunun solunum yollarından dışarı çekilmesi )
Çocuk 37 derece suyla iyice yıkanır. Bundan sonraki yıkama göbek düştükten sonra olması gerekmektedir. Fakat zaruri hallerde bazı yerleri yıkanabilir. Kesinlikle göbek düşmeden göbeğe su değdirmeyiniz. Göbek düşmeden yıkanan bebekte iltihap olur.
Yeni doğan bebek sık sık kaka yapar ve işer. Altı kirlenir ve pislenir. Derisi çok naziktir, tahrişten çabuk etkilenir. Mikroplanır ve yaralar oluşabilir. Yeni doğan bebeğin temizliğini sıcak su ve pamukla yapınız kesinlikle Islak mendil kullanmayınız. Islak mendil pişiğe yol açar.
Bundan sonra pişik kremi ve yağ kullanabilirsiniz. Zeytinyağı pişiğe çok iyi geldiğinden kullanabilirsiniz. Henüz banyo yapmayan çocuk en az günde bir kez temizlenmeli, kakasının rengi ve kokusu tetkik edilmelidir.
Gebelik Döneminde İçilen Kahvenin Bebeğe Verdigi Zararlar
Gebelik sürecinde alınan aşırı kafeinin, bebeğinizin sağlığı açısından geri dönülmesi imkansız sonuçlar doğurabileceğini hiç düşündünüz mü?
Çay ve kahve içmek ülkemizde pek çok kişi için büyük bir keyif; kimileri içinse vazgeçilmez bir alışkanlık Zinde kalmak, enerjiyi yüksek tutmak ya da sadece hoş bir sohbete eşlik etmek için hemen her gün içtiğimiz kahve ve çayın, içerdiği kafein nedeniyle ciddi zararları olduğunu da unutmamak gerekiyor.Uzmanlar, özellikle de gebelik sürecinde alınan aşırı kafeinin, bebeğin sağlığı açısından geri dönülmesi imkânsız sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Başkanı Prof Dr Sedat Kadanalı, kafeinin, gebelik sürecine nasıl bir etki yaptığını şöyle anlattı:
“Kafein, doğada en az 63 bitkinin tohumlarında ve yapraklarında bulunan ve neredeyse hemen her gün çay, kahve, kola gibi içeceklerle herkesin tükettiği bir madde Gebelik dönemlerinde de anne adayları tarafından kafein tüketimi, bilerek veya bilmeyerek içecekler, yiyecekler aracılığıyla yapılıyor Kafein içeceklerle alındığında hızla vücuda geçmekte ve plasenta aracılığı ile bebeğe gitmektedir Vücuda 200 mg kafein alındığında bebeğe kan gönderen plasentanın içindeki akım yüzde 25 azalmakta ve kafein de bebeğe geçmektedir.Anne adaylarının göz ardı etmemesi gereken tehlike de burada başlamaktadır Anne adayının sahip olduğu kafein yıkımını sağlayan metabolizma, bebek ve plasentasında bulunmamaktadır Bu yüzden de yıkımı sağlanamayan kafein, bebekte daha yüksek düzeylerde bulunabilmektedir Annenin metabolik özellikleri; bebeğe geçen kafein miktarını etkilemektedir, kafein metabolizması genetik ve çevresel faktörlerden(nikotin gibi) etkilenerek bireysel farklılıklar gösterebilmektedir Kafeini hızlı bir şekilde metabolize ederek yıkan bir anne adayı ile geç metabolize eden bir anne adayı, aynı miktarda kafeini alsalar dahi, bebeklerine geçen kafein miktarı farklı olmaktadır”
KAFENİNİN HER MİLİGRAMI BEBEĞİN KİLOSUNDAN ÇALIYOR